9 Mart 2014 Pazar

Başlıksız

yaralıydı ve bir kadındı
dününü saçma bir hikaye olarak yaşamış
geriye kalanını ise hiç hesaplamamıştı
bir yağmur damlasıydı umutları
yüzü yaralıydı kalbide ona keza
neredeydi ki o yabancı
bilse aslında varlığı ne kadar saçmaydı
yokluğuna gömdü o kadar anıyı
re diyez bir şarkıydı darmadağındı duyguları
söylecekleri vardı anlatacakları
ama artık karanlık bir odaydı
kendi bedenine bile yabancı
kulağında eskiden kalma bir ninni
vücudunda ise hissetmediği darpların acısı

8 Mart dünya emekçi kadınlar gününüz kutlu olsun….

Kemal Gök 09.03.2014
Share/Save/Bookmark

1 Mart 2014 Cumartesi

Onun Tercihi

Hayata ruhen katılmamak belki de onun tercihi değildi. Zorladılar biraz, ama doğuştan gelen bazı şeyler değişmiyor işte. Bazen gördüklerinize ve yaşadıklarınıza çok şaşırmazsınız. Çünkü bilindiktir ve yavandır. Çok bilgi sahibiyiz her şey hakkıda ve bir o kadar dejavu. Tekrar tekrar aynı şeyleri görmek etrafında televizyonda internette şarkılarda... Aşkların sonları ve bahaneleri bile aynı. Aynı şekilde başlayıp yine aynı şekilde biten cinsellik üssü sevgi saçmalıkları sinsilesi...Nasılsa kimse kimseye layık değil. Gerçi burda mühim olan bahaneler değil sanki biraz daha ayrılığın kendisi. O senin saflığını bilmiyor... Neden gidiyosun ki biraz daha kalsana... Televizyonda diziler sanki hep birbirine benziyor. Kaçırdığım bir diziyi öteki bir dizinin diğer bölümü ile takip edebiliyorum. Nasıl olsa silahlar patlayıp sevgililer zorluk ve acı çekecek ama biz daha önce hiç izlememişiz duygusuyla izliycez. Siyasiler bile 80 darbesinden bu yana aynı şeylerden bahsediyor. Hiçbirisi sorulan sorulara cevap vermiyor. Hep özeleştri yapan bir siyasetçi görmedim. Herkes bu kadar mükemmel olamaz bir de bağırmasalar Şimdi soruyorum neden hayatın içinde olsun ki ? Tek geçerli sebebi yok. O böyle daha mutlu. Kitapları var onun, gözkapakları var, gökyüzü var onun kocaman bir uzayı var içinde yıldızları gezegenleri var, herkesin dinlemediği genelin beğenmediği şarkıları var,kendi melodileri var, gerçekleşmeyeceğini bildiği özlemleri var, bir köpek uçuracak kadar büyük bir hayalgücü var... Aslında çok arkadaşı var ama kim maske takmış birini gerçekten tanıyabilir ki..
Share/Save/Bookmark

1 Ocak 2012 Pazar

Bir Kısa Dönemin Kısacık Askerlik Anıları


Bir Kısa Dönemin Kısacık Askerlik Anıları
Kışlanın kapısından adımımı atmamla bambaşka bir dünyaya merhaba dedim. kapıda bizleri yeni ütülenmiş üniforması ile karşılayan binbaşı sıcak bir sesle hoşgeldiniz beyfendi dedi. kayıt işlemlerinin ardından valizimi alan asker çantamı, beni tabur binasına kadar götürecek olan limuzinin bagajına koydu. uzak yoldan gelmenin ne demek olduğunu iyi bilen tabur komutanı bizi hemen sauna ve spa merkezine yönlendirdi. sıcak bir banyo ve masajın ardından devlet tarafından üzerime zimmet karşılığı verilen robdeşambırımı giyinerek koğuşuma çıktım ve uzun dönem asker arkadaşlarımın bizim gelmemiz şerefine hazırladıkları sıcak karşılama merasimine katıldım. viskimizi yudumlarken bir taraftan edebiyat, sanat tarihi, ekonomi, klasik müzik, felsefe hakkında birlikte altı ay geçireceğim insanlarla fikir alışverişinde bulundum. askerliğin geri kalan altı ayı boyunca şarap tadımı, yemek ve şarap uyumu, taocu sevişme teknikleri gibi hayatımı birçok konuda değiştirecek eğitimlere katılma fırsatım oldu.

fakat bu amına koyim lafı ağzıma nereden yapıştı hala anlayabilmiş değilim
Share/Save/Bookmark

5 Şubat 2010 Cuma

Klarnet Olsun... Bir Duble de Rakı


Geçen facebook denilen merrette dolanırken elinde klarnet olan sakallı hafif bizden marjinalce bir adamın videosunu gördüm. Müziğe yakın ilgi duymam ve kendim de icra etmemden olsa gerek videoyu açma ihtiyacı hissettim.

Video bitmişti ve ben mest olmuştum. O gün; gece olup da yatana kadar bilgisayarı kapatamadım, dışarı çıkamadım, yerimden kıpırdayamadım sonra iki üç küçük kurcalamayla elde ettim videoyu ve meşhur mp3 formatına çevirdim. Tekrar tekrar çaldıkça anason kokmaya başladı ortalık, uzaktakileri özledim, efkarlandım, içmeden sarhoş oldum desem yalan olmaz.

Şimdi de sizlerle paylaşıyorum iyi dinlemeler

http://rapidshare.com/files/346482603/Klarnet_Solo.mp3.html
Share/Save/Bookmark

2 Şubat 2010 Salı

Rakı'da Muhabbet Sihiri


Yaklaşırsa beklenen o gün sınırını zorlarsa hayat, limitini aşmakta ısrarcı bir tutum gösterirse, yüzünüze bakanların gülücüklerle dolu olmasına rağmen size nefret duyduklarını hissediyorsanız, o gün gerçek dostlar ile muhabbet etmeye ihtiyaç duyduğunuzun göstergesidir. Muhabbeti de anlamlı kılan nezih bir rakı sofrasından başkası değildir. Eğer usulüyle içiyorsa, rakı sofrasının adabını almış, oturmasını kalkmasını bilen ve sizi dinleyen, anlattıklarınıza değer veren bir dostunuz varsa o gün iki duble rakıyla iki lafın belini kırmak tonlarca para dökülen psikolojik seanslarından dahi iyi gelecektir.

Bana göre rakının olmazsa olmazı taze balık ve cacıktır. Zaten balığın yanında rakı almadığınız takdirde balık tabağında içten içe gülermiş, “beni hangi saf yiyor acaba” diye. Sanırım kendimize güldürmekte istemeyiz. Muhabbet koyulaştıkça artık üslup ağırdan değiştiğini hissedildiği an rakı içmeyi kesmek lazım ki üstatların da belirttiği gibi 2 dubleden fazlası bünyeye zarardır. O nedenle rakı içilen kişide en az rakı sofrası kadar kaliteli olacak ki rakı bünyeye şifa, dertlere deva olsun. Yoksa saygıda kusur kalmaz, kaç yaşında olursan ol delikanlıya yakışmaz

Gece bittikten sonra yatağınıza yatarken mutlu ve huzurlu hissediyorsanız kendinizi sofranın hakkını vermişsiniz demektir.Bir çare bulamazsanız dahi kendinize, ruhunuza çare olunmuştur zaten siz hissetmesenizde. Rakıdaki muhabbet, edebiyle içildiği için sihrini göstermişir
Share/Save/Bookmark

10 Ocak 2010 Pazar

Adı Olmayan Şiirler Serisi

Bir umuttu yaşanılanlar
Son bir öpücüktü bıraktığın yanağımda
Hiç unutmayacağım sıcak soluğun
Yaşanmışlığın kokusu sinmiş kokuna
Yarım kalmış kokuma karışmış hayalin
İssiz, sargın, bir başına
Umudun yarısı uzaktaki benin habercisi
Kaçışımın sesiydi o esen rüzgar
Savrulan bir yapraktı belki de
Ama gerçekti yok oluşun gözlerimin önünde
Günden güne uzaklara açtığın yelken gerçekti
O yüzden sorma bir daha bana
Neden uzakta bir yere bakıyorsun diye
Neden gözlerin hep bir arayış içinde diye
Umudun izleri kalmış hala benliğimde
Belki bir gün izinsiz bağıra çağıra geri döner diye…
Share/Save/Bookmark

AZ TEMBELİM İDARE EDİN

Ne yazık ki yazdıklarımı günü gününe yayınlıyamıyorum. Pc ye aktarmayı da bir vakit sayarsanız bu toplu yazılarıma alışacaksınız. Beni siz anlarsınız hepiniz öpüldünüz
Share/Save/Bookmark